depresyonda ilacsiz tedavi

DEPRESYON NEDİR?

Depresyon bir duygu durum bozukluğudur. Genellikle depresyon yaşayan kişilerin yaşam kalitesi düşmüş, yaşamındaki olaylara adapte olması ve uyum sağlaması da zorlaşmıştır. Kişi evde ve iş yerinde sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanır, insanlarla ilişkilerini sürdürmek ve geliştirmek konusunda da isteksiz hissedebilir. Bu durumu yaşayan kişilerde bezgin bir hal, üzüntülü olma ve hiçbir şeyden keyif alamama durumu, öz bakımda azalma ve okul- iş gibi yerlerdeki başarıda düşüş gibi durumlar gözlenebilir. Depresyon, kişiyi çok yıpratabilen ve hayatının da her alanında etkisini gösteren bir durumdur. Ancak yaygın ve ciddi bir durum olmasının yanı sıra tedavi edilebilen bir hastalıktır. Depresyonda sabit bir yaş aralığı da yoktur. Çocukluktan yaşlılığa dek her yaşta karşılaşabiliriz. Ayrıca kadınlarda depresyon görülme olasılığı, erkeklerde görülme olasılığından daha fazladır.

DEPRESYONUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Depresyon tanısının koyulması için bahsedeceğim belirtilerin en az iki hafta devam etmiş olması gerekir.

-Aşırı yemek yeme veya iştahsızlık

-Konsantre kaybı ve karar vermede zorluk

-Konuşma ve hareketlerde yavaşlama

-İntihar eğilimi

-Sürekli olarak yorgun, bitkin hissetmek

-Uykuya dalamamak, sık uyanmak veya aşırı uyumak

-Günlük aktivitelere karşı ilgi kaybı ve zevk alamamak

-Sürekli olarak üzgün hissetmek

-Kendini değersiz ve suçlu hissetmek

Depresyon yaşayan kişilerde sık görülen belirtiler bu şekildedir. Bu belirtilerin bulunması; kişinin normalde yapıp ettiği rutinlerden ve çevresindeki insanlardan uzaklaşması, kendini soyutlaması gibi durumları da beraberinde getirebilir. Fakat süreç her insanda aynı şekilde ilerlemez ve bu nedenle de kişinin depresyonda olduğunu anlamak güç olabilir. Özellikle de yaşlı bireylerde depresyon nadiren teşhis edilebilir. Bunun nedenlerinden biri yardım istemekten çekinmeleridir. Bir diğer neden ise yaşanan semptomların yaşlılık ile ilişkilendirilerek bunların yaşlanmanın normal bir parçası olduğunun düşünülmesi ve hafife alınmasıdır. Yaşlı bireylerde yaşanan semptomlar da farklılık gösterebilir. Burada önemli olan birkaç nokta vardır:

-Sağlık sorunu veya kullanılan ilaçlardan kaynaklanmayan iştahsızlık, uyku sorunları, cinsel ilgisizlik gibi durumlar

-Kişilik yapısında ortaya çıkan değişimler ve sık sık yaşanan unutkanlıklar

-Sosyalleşmekten kaçınmak

-Ölüm duyguları veya intihar düşünceleri

-Tıbbi olarak bir sebebe bağlanamayan ağrı veya acı hislerinin yaşanması gibi durumlar da ileri yaşlardaki bireylerin depresyon geçiriyor oldu��unu gösterebilen önemli semptomlardır. Bu nedenle de profesyonel bir görüş almak ve bilinçli bir tedavi planının uygulanması çok önemlidir.

DEPRESYON NEDENLERİ VE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Kadınlar erkeklere oranla daha fazla depresyon yaşama riski altındadırlar. Bu nedenle kadın olmak, depresyon için sayabileceğimiz risk faktörlerinden birisidir.

-Ebeveyn kaybı, partnerin ölümü veya ayrılık yaşanması, çocuğun vefat etmesi veya yaşamında çok kıymet verdiğin bir kişiyi kaybetmiş olmak

-Kötü yaşam standartlarına sahip olmak, düzenli bir maddi gelire sahip olamamak ve işini kaybetmek

-Madde kullanımı, alkolizm gibi alışkanlıklara sahip olmak

-Çocukluk dönemi travmaları, yetiştirildiğin ortam ve yaşayış şeklin

-Ailede bireylerinde depresyonun varlığı (depresyonda kalıtsal faktörler de etkili olabilmektedir)

-Bazı hastalıklar ve kullanılan bazı ilaçlar

-Hormon dengesinin değişmesi (hamilelik, menopoz dönemi veya tiroid problemleri etkili olabilir)

-Kanser, kalp hastalığı gibi ciddi hastalıkların ortaya çıkmış olması

-Lezbiyen, gey, biseksüel veya transseksüel bireyler için bulundukları çevre ve koşulların destekleyici olmaması

-Benlik saygısının düşük olması, aşırı kötümserlik, karamsar ve negatif bakış açısına sahip olmak gibi kişilik özellikleri

-Daha önceden depresyon geçirmiş olmak ve yeniden nüksetmesi gibi durumlarla sıkça karşılaşabilmekteyiz.

DEPRESYONUN TEŞHİS EDİLMESİ

Kişinin muayene edilmesi ve fiziksel bir sağlık sorununun olup olmadığının öğrenilmesi, eğer varsa depresyon ile bu sağlık sorununun bağlantısının incelenmesi gerekir. Depresyonun teşhis ve tedavisi için psikiyatrik muayene gereklidir. Ruh sağlığı uzmanı tarafından sorular sorularak bilgiler elde edilir. Depresyon farklı şekillerde ortaya çıkabildiği için kişide hangi tür depresyon olduğunun bilinmesi ve doğru teşhisin koyulması, doğru tedavi planına ulaşılması için çok önemlidir.

DEPRESYONDA TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Depresyon tedavisi ilaçla, psikoterapi ile veya her ikisinin kombinasyonuyla oluşabilir. Tedavi için kullanılan ilaçlar mutlaka bir doktor tarafından belirlenmelidir. Kişinin kendi inisiyatifine dayalı olarak ilaç başlaması veya ilacı kesmesi istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

DEPRESYONDA TMS TEDAVİSİ

Depresyon tedavisinde kullanılan bir diğer yöntem de transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS) olarak bilinir. Burada vücutta uyarım yapmak amaçlanır. Kişinin kafasına yerleştirilen bobinler ve bobinlere verilen elektrik akımı ile bir manyetik alan oluşturulur. Bahsettiğim bu manyetik alan kişiye zarar verecek nitelikler taşımaz. Yani kafaya saç derisi veya saçlara zarar vermez. Ağrısız ve güvenli bir tedavi yöntemi olarak bilinir. Transkraniyal manyetik stimülasyon ile birlikte ameliyatsız bir şekilde beynin yapısının düzenlenmesi ve müdahale edilmesi mümkün hale gelir. Bu şekilde bahsedildiğinde korkutucu bir ön izlenim verdiğine sıkça rastlarız. Fakat bunun güvenli bir yöntem olduğunu, profesyonel bir uygulama olduğunu ve ağrısız bir yöntem sunduğunu bilmek rahatlatıcı olabilir. Bu uygulama genellikle klinik veya hastanelerde bir hekim tarafından yapılır. Anestezi kullanılmaz, hasta uyanık haldeyken bone giydirilerek gerekli ölçümler yapılır. Ardından da beynin uyarılmaya ihtiyaç duyulan bölgesine işaret koyularak bobinler yerleştirilir.

Transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS), kalp hastaları, gebelik yaşayanlar, yaşlılar ve karaciğer rahatsızlığı olan kişiler için de kullanılabilen bir yöntemdir. Fakat benim bahsedeceğim TMS tedavisinin depresyon üzerindeki etkisi olacak. TMS tedavisinin etkili olduğu hastalıkların başında dirençli depresyon gelir. Dirençli depresyon ve TMS tedavisi üzerine birçok çalışma yapılmıştır ve TMS tedavisi, özellikle depresyon tedavisi için FDA tarafından onaylanmıştır. Bu tedavinin yan etkisi sıfıra yakındır ve ortalama olarak bir haftada tedavinin olumlu sonuçları gözlenmeye başlanabilir.

Depresyon yaşayan kişilerde beynin belli bölgelerindeki elektriksel aktivitenin azaldığı gözlemlenebilir. TMS tedavisinin buradaki işlevi, kendini kapatmış olan sinir hücrelerini uyandırarak yeniden işler haline getirmek ve tekrar normal elektriksel aktivite seviyelerine ulaşmalarını sağlamaktır. Bu şekilde depresyon tedavisini sonuçlandırmak amaçlanır. Bu tedavinin sonucunda elde edilen verilere bakıldığında ise semptomların ciddi bir ölçüde azalma gösterdiği, hastanın ruh halinde olumlu anlamda bir değişime yardımcı olduğu görülmüştür.

DEPRESYONDA İLAÇSIZ TEDAVİ YAKLAŞIMI

Psikoterapi, terapist ile danışanın konuşarak sağlıklı bir iletişim bağı oluşturması ve bu bağ üzerinden de kişinin iyileşmesini sağlamayı amaçlar. İletişim yoluyla depresyon tedavisinin sürdürülmesi ve çeşitli tekniklerle bu durumun üstesinden gelinmesini sağlar. Depresyon tedavisinde farklı psikoterapi yöntemleri etkili olabilir ve alanında uzman bir profesyonel tarafından yönlendirilen seanslar sayesinde iyileşme sağlanabilir. Kişinin psikoterapiye katılımı ve devamlılığı önemlidir. Bu seanslar yüz yüze veya online olarak gerçekleştirilebilir.

Psikoterapi ile birlikte:

-Diğerleri ile sağlıklı ve olumlu ilişki bağları kurmak ve bunları sürdürmek,

-Olumsuz veya işlevsel olmayan inançlarını fark ederek bunları pozitif olanlarla değiştirmek,

-Sorunlarla başa çıkmak için alternatif çözümler üretmek,

-Depresyonun belirtilerinin azalmasında yardımcı olacak teknikler öğrenmek,

-Hayatta kontrolü ele almak ve yeniden zevk almayı sağlamak,

-Zorluklara nasıl adapte olabileceğini öğrenmek,

-Depresyonun ağırlaşmasına sebep olabilecek durumları tespit ederek bunları değiştirmek adına harekete geçmek gibi birçok konuda gelişme sağlanabilir.


EĞER DEPRESYONDA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSAN MUTLAKA BİR UZMANA DANIŞMALISIN ÇÜNKÜ DEPRESYON İNTİHAR RİSKİ OLAN BİR PSİKOLOJİK DURUMDUR. Aynı zamanda depresyon geçirmek zor bir deneyimdir ve bahsettiğim üzere kişinin yaşantısının hemen her alanını da etkisi altına alan bir durumdur. Bu durumun içindeyken, içinde bulunduğun durumdan uzaklaşmak sana zor geliyor ve umutsuzluğa kapılıyor olabilirsin. Fakat bunun, tedavisi mümkün bir durum olduğunu bilmelisin. Destek alıp kendin için yeniden ayağa kalkmaya çabalayarak süreci sonlandırmak adına adım atabilirsin. Şimdi bu durumu yaşıyor olman her zaman sürdüreceğin anlamına gelmez, depresyon geleceğin değildir. Geçirebileceğin bir süreçtir. Destek almayı ihmal etme, sevgiler..


 



Lütfen Bekleyin
Sizi Arayalım ! Whatsapp Bilgi Al !
Randevu yada Bilgi Al !